19. ve 20. yüzyıl Osmanlı kanunlaştırma hareketlerinde kadının hukuki durumuna ilişkin düzenlemeler

dc.contributor.authorAkyılmaz, Gül
dc.date.accessioned2024-07-12T20:40:33Z
dc.date.available2024-07-12T20:40:33Z
dc.date.issued2011en_US
dc.departmentFakülteler, Hukuk Fakültesi, Hukuk Bölümüen_US
dc.description.abstractOsmanlı Devleti’nde Tanzimat Dönemine gelinceye kadar köleler, gayrimüslimler ve kadınlar hukuki açıdan bazı kısıtlamalarla karşı karşıya kalmışlardır. 19. Yüzyılın ikinci yarısına gelinceye kadar Osmanlı hukuk sisteminin şer’i hukuk ve ör hukuktan oluşan ikili yapısında kadınlarla ilgili hukuki düzenlemeler daha çok şer’i hukuka dayanmıştır. Bu çerçevede özellikle evlenme, boşanma, miras, şahitlik, siyasi haklar alanında eşitlik ilkesine aykırı sayılabilecek hukuki düzenlemeler kadının statüsünün belirlenmesinde etkili olmuştur Yeni düzenlemeler anlamına gelen ve 3 Kasım 1839’da Gülhane’de elçiler, devlet ileri gelenleri ve halktan oluşan bir kalabalık önünde Mustafa Reşid Paşa tarafından okunarak ilan edilen Tanzimat Fermanı, 1789 Fransız İnsan ve Vatandaşlık Hakları Bildirgesi ve bu bildirgenin ruhunu teşkil eden siyasi liberalizm akımının önemli etkilerinin hissedildiği bir belge olarak Osmanlı Devleti’nde eşitlik sürecini kavramsal olarak başlatmıştır . Fermanda bütün Osmanlı tebaası için can, mal ve namus güvenliği, mülkiyet hakkı, vergi ve askerlik işlerinde düzenlemeler yapılması, yargılamanın açık ve adil olması, hakim kararı olmadan suçlanmama ve cezalandırılmama gibi ilkeler yer almıştır. Böylece fermanla yargılanmadan kimseye ceza verilmeyeceği yani “kişi dokunulmazlığı” ve “kanunsuz suç ve ceza olmaz” gibi evrensel hukuk ilkeleri de benimsenmiş olmaktadır. Fermanla kabul edilen yeni prensipler bütün Osmanlı tebaasına tanınan haklar olduğu için “kanun önünde eşitlik” ilkesinin Osmanlı Hukukuna girdiği ifade edilebilir. Ancak Gülhane Hatt–ı Hümayunu’nun ilan ediliş sebebi ve genel ruhu dikkate alındığında kastedilen eşitliğin cinsiyetler arası olmaktan çok müslim –gayrimüslim tebaanın eşitliğini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Fermanda belirlenen ilkeler çerçevesinde yeni kanunların yapılacağının vurgulanması kadınlar için de farklı bir dönemin başlayacağının habercisidir. Nitekim 19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren hız kazanan siyasi, toplumsal ve hukuki gelişmeler bu düşünceyi doğrulamıştır.en_US
dc.identifier.citationAkyılmaz, G. (2011). 19. ve 20. yüzyıl Osmanlı kanunlaştırma hareketlerinde kadının hukuki durumuna ilişkin düzenlemeler. Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 1(1-2), s. 185-227.en_US
dc.identifier.endpage227en_US
dc.identifier.issn1303-5630
dc.identifier.issue1.Şuben_US
dc.identifier.startpage185en_US
dc.identifier.urihttps://jurix.com.tr/article/3668
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12415/1310
dc.identifier.volume1en_US
dc.institutionauthorAkyılmaz, Gül
dc.language.isotren_US
dc.publisherMaltepe Üniversitesien_US
dc.relation.ispartofMaltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisien_US
dc.relation.publicationcategoryUlusal Editör Denetimli Degide Makaleen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.snmzKY02610
dc.subjectOsmanlı Kanunlaştırma Hareketlerien_US
dc.subjectKadının Hukuki Durumuen_US
dc.subjectKadın haklarıen_US
dc.subject19. yüzyılen_US
dc.subject20. yüzyılen_US
dc.subjectOsmanlı Devletien_US
dc.title19. ve 20. yüzyıl Osmanlı kanunlaştırma hareketlerinde kadının hukuki durumuna ilişkin düzenlemeleren_US
dc.typeArticle
dspace.entity.typePublication

Dosyalar