Efendilik ve kölelik

Küçük Resim Yok

Tarih

2013

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Günümüzde, köleliğin ve onunla birlikte efendiliğin ortadan kalktıgi, artık kimsenin kimsenin sahibi olmadıgi, insanların mülkün bir par9ası gibi ahmp satılamayacagi, her insanın diğerine e§it ve özgtir bir birey olduğu yaygın bir önkabuldtir. Buna kar§ihk, bir9ok antik dönem Yunan filozofu ve Nietzsche, insanlar arasında yapısal farkhhk oldugunu ve efendilerin ve kölelerin her çağda var olduğunu ve bundan sonra da var olacagim, 9tinkti bunun yapısal bir sorun oldugunu ileri stirmektedir. Hatta birçok antik dönem flozofu gibi Nietzsche de yüksek bir külturün yaratılabilmesi igin bir çah§anlar kastimn gerekli olduğuna da inanmaktadır. Bu iki karşit savdan her biri kendine özgti bir insan ve değer ve dolayısıyla farkh bir efendilik-kölelik anlayigina dayanmaktadır. Her insan ve değer anlayigi ise insanların yagamını doğrudan etkileyen farkh ekonomik, toplumsal ve siyasal sonu9lar doğurmaktadır. Bu nedenle ve özellikle de bu ttir konularda yeni yol arayiginda olanlar i9in sahip olduğu önemden dolayı, kimin haklı oldugu sorusunun öncelikle yanıtlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bu 9ah§mada, çağdaş yaklaşimlar bir kenara bırakılacak ve öncelikle antik dönem flozofarı ve Nietzsche’nin "doğal kölelik”le ilgili argtimanlarındaki ortak noktalar belirlenecek ve bunlann dayanaklan sorgulanacak ve aym zamanda “dogal kölelik” ile 9ah§ma etkinliği arasındaki ili§ki özgtir ki§i ve köle ruhlu birey kargithgi bağlaminda a9imlanacaktir Hem antik dönem flozofarına hem de Nietzsche’ye göre insan bireyleri, özgtirler ve köleler diye ikiya aynhr ve özgürlük gibi kölelik te uzlagiya dayalı köleliğin ötesinde bazı insanların yapısal bir özelliği olarak kabul edilir. Yapısı geregi köle olan insan tekinin özgtir kigilerin egemenliğinde yagamasimn doğal ve her iki taraf igin de yararh olduğu savunulur. Ikinci olarak, yine hem antik dönem flozofarı hem de Nietzsche, yapısı gereği köle olan insanların yüksek bir kültürün oluşturulabilmesi igin özgür ruhlu insanların hizmetinde çalışmalrı gerektiğini vedolayısıyla 9ah§mamn kölece bir etkinlik olduğunu vurgularlar. Oysa, gtintimüzde bir taraftan gahgkanhk herkes i9in bir erdem olarak sunulurken, diger taraftan özgtir olduğu ileri stirtilen gah§an kesimin Uretici etkinliği ytiksek bir kUltürün degil, tek amacı daha fazla sermaye sahibi olmak olan burjuvazinin (akarlanna hizmet etmektedir. Dolayısıyla, gUnümüzde her bireyin özgürlugti söylemi ve 9ah§kanhgin bir değer olarak kabul edilmesi olgusu sanayi toplumu ger9eğiyle birlikte du§unuldugunde bu durumun insanhgin ilerlemesine mi yoksa gerilemesine mi hizmet ettiğinin tartigilmasi gerekmektedir. Buradan hareketle, aym zamanda özgürlugun ne olduğu, özgtir kiginin kim olduğu, özgtir ruhlu ki§i ile köle ruhlu birey arasında nasil bir ili§ki olduğu gibi sorulara yanıt bulunacak ve böylece bizlere ogretildiği gibi 9agirmzda ger9ekten herbir bireyin özgür bir kişi olup olmadıgi, özgür kişi olmaın koşullanın ne oldugu ve özgür kişilerin şahşan kesimin insanca yaşama olanagina kavuşmasındaki rolleri açiklıga kavuşturulacaktır

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kaynak

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

30

Sayı

2

Künye