Gönüllü sadelik olgusuyla Mandıra Filozofu, Mandıra Filozofu: İstanbul filmlerinin analizi
Küçük Resim Yok
Tarih
2021
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Erişim Hakkı
Attribution-NonCommercial-ShareAlike 3.0 United States
info:eu-repo/semantics/openAccess
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Günümüzde tüketim toplumunun yarattığı pek çok sorundan dolayı insanların yeni yaşam felsefeleri keşfetmeye yöneldiği görülmektedir. Bu hareketlerin başında da gönüllü sadelik hareketi gelmektedir. Kavramsal açıdan ele alındığı zaman bu hareket “yüksek tüketim tarzının hakim olduğu yaşam tarzından ziyade daha düşük tüketim temelli yaşam prensiplerini benimseyen bir yaşam felsefesi” olarak tanımlanmaktadır. Gönüllü Sadelik kavramı; Gregg’ in de özetlediği gibi en genel anlamıyla “Bireyin yaşamından anlamı olmayan eşyalar yığınını yok etmesi, aynı zamanda dürüst, sade, samimi bir hayat felsefesini benimsemesi” şeklinde ifade edilebilir. Tüketim kültürü modern toplum yaşamında kapitalist düzenin önemli yapı taşlarını oluşturan unsurlar içinde yer almaktadır. Egemen akımın elindeki kitle iletişim araçlarının içerikleri de bu kültürün yaygınlaştırılmasına ve kitlelerce içselleştirilmesine hizmet etmektedir. Alternatif yaşam biçimleri ve felsefeleri konusunda çok az medya içeriğine rastlanmaktadır. Çalışmamızda tüketim kültürüne karşı, alternatif bir yaşam şekli olan ‘Gönüllü Sadelik Olgusu’nun sinema filmlerine yansıması ele alınmıştır. Bu temayı ve yaklaşımı ele alan Türkiye'deki film örneklerinin sayıca azlığı nedeniyle gönüllü sadelik öncülleriyle (gönüllü basitlik, maddi basitlik, ekolojik farkındalık, kişisel gelişim, kendine yeterlik, insani ölçek) örtüştüğünü varsaydığımız Mandıra Filozofu ve filmin devamı niteliğinde Mandıra Filozofu: İstanbul filmleri amaçsal örneklem olarak seçilmiş; gönüllü sadelik olgusu bağlamında filmlerin söylem analizi yapılmıştır. Kurgu ve işlenen tema bakımından büyük oranda gönüllü sadeliğin işlendiği her iki filmde gereksiz tüketime, dolayısıyla günümüz kapitalizmine karşı kazanılan haklı zaferin huzurlu hissiyle duygusal bağ kurduğumuz oyuncuların başarılı aktarımına karşın filmlerdeki sekansların “Gönüllü Sadelik” kavramı açısından eleştiriye açık olduğunu temamızın hassasiyeti bakımından bahsetmemek adil olmayacaktı. Bu bağlamda; Mustafa Ali’nin yaşama mekânı bütün pastoral atmosferiyle, kontur ışıkla çekilmiş; son derece doğal. Ancak evin ve çevresinin DRON ile çekilen görüntüsü ise teknoloji düzeyinde yapım ekibinin tüketim ideolojisinin bir parçası/yansıması olduğunun izlerini taşıyor.Bütün yakın planlar hem kompozisyon-mizansen hem de teknik çözümler açısından “reklam filmi” tercihlerine uygun biçimde tasarlanmış. Her iki film bu yanıyla tüketim toplumunun görsel kodlarını kullanmıştır. Her iki filmin ana karakteri olan Mustafa Ali’nin yaşam biçimi ve felsefesi çalışmanın amacı olan tüketim çılgınlığının karşısında farklı bir yaşam tarzının olabileceğini göstermektedir. Ancak her iki filmin bazı içerik unsurları, yapım biçimi, kullanılan teknikler ve gişe hedefi de gönüllü sadelik açısından eleştirel bir gözle eleştiriye açıktır.
Today, people feel drawn to new life philosophies due to manifold complications caused by a consumerist society. One such philosophy is the idea of voluntary simplicity. From a conceptual perspective, this movement “is a life philosophy based on low-consumption principles rather than the contemporary drive for increased consumption.” As Gregg describes, the idea of voluntary simplicity, in its plainest definition, is based on “the individual destroying the mass of meaningless objects that clutters their life, and adopting an honest, plain, and genuine life philosophy.” A consumerist society is one of the cornerstones of the contemporary capitalist structure. The content offered by methods of mass communication, which are owned by the ruling class, ensure this idea is spread among and internalised by the masses. This study focuses on the phenomenon of “voluntary simplicity,” offered as an alternative to our contemporary consumer culture, through the lens of cinema films. Because of the limited number of Turkish films exploring this subject and approach, the film Mandıra Filozofu and its sequel, Mandıra Filozofu: Istanbul were selected as samples due to being in line with the principles of voluntary simplicity (plainness as a choice, financial restraint, ecological awareness, self-development, self-sufficiency, humanism). The films’ discourse was analysed in line with the concept of voluntary simplicity. The majority of the content and themes of both films touches on voluntary simplicity, and despite the successful conveyance of the actors to whom we relate emotionally through the peacefulness of their rightful victory against needless consumerism, and therefore contemporary capitalism, the sequences in the film are open to criticism via the concept of voluntary simplicity, and not mentioning this would have compromised the integrity of our theme. In this context, Mustafa Ali’s living environment is very natural, thanks to its pastoral atmosphere and contoured lighting. However, the visuals of the house and its surroundings captured by drone suggests that the production team are a part or a reflection of consumerist culture on a technological level. All close-ups conform to preferences for advertorial videos, including their composition, stage design, and technical solutions. From this perspective, both films make use of the visual codes of consumer culture. The protagonist of both films, Mustafa Ali, shows through his lifestyle and philosophy that a different way of existing opposed to consumerism is possible, which is the aim of this study. However, both films are open to criticism due to certain content choices, production styles, techniques, and concerns regarding box-office success.
Today, people feel drawn to new life philosophies due to manifold complications caused by a consumerist society. One such philosophy is the idea of voluntary simplicity. From a conceptual perspective, this movement “is a life philosophy based on low-consumption principles rather than the contemporary drive for increased consumption.” As Gregg describes, the idea of voluntary simplicity, in its plainest definition, is based on “the individual destroying the mass of meaningless objects that clutters their life, and adopting an honest, plain, and genuine life philosophy.” A consumerist society is one of the cornerstones of the contemporary capitalist structure. The content offered by methods of mass communication, which are owned by the ruling class, ensure this idea is spread among and internalised by the masses. This study focuses on the phenomenon of “voluntary simplicity,” offered as an alternative to our contemporary consumer culture, through the lens of cinema films. Because of the limited number of Turkish films exploring this subject and approach, the film Mandıra Filozofu and its sequel, Mandıra Filozofu: Istanbul were selected as samples due to being in line with the principles of voluntary simplicity (plainness as a choice, financial restraint, ecological awareness, self-development, self-sufficiency, humanism). The films’ discourse was analysed in line with the concept of voluntary simplicity. The majority of the content and themes of both films touches on voluntary simplicity, and despite the successful conveyance of the actors to whom we relate emotionally through the peacefulness of their rightful victory against needless consumerism, and therefore contemporary capitalism, the sequences in the film are open to criticism via the concept of voluntary simplicity, and not mentioning this would have compromised the integrity of our theme. In this context, Mustafa Ali’s living environment is very natural, thanks to its pastoral atmosphere and contoured lighting. However, the visuals of the house and its surroundings captured by drone suggests that the production team are a part or a reflection of consumerist culture on a technological level. All close-ups conform to preferences for advertorial videos, including their composition, stage design, and technical solutions. From this perspective, both films make use of the visual codes of consumer culture. The protagonist of both films, Mustafa Ali, shows through his lifestyle and philosophy that a different way of existing opposed to consumerism is possible, which is the aim of this study. However, both films are open to criticism due to certain content choices, production styles, techniques, and concerns regarding box-office success.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Tüketim Kültürü, Gönüllü Sadelik, Mandıra Filozofu, Türk Filmi, Consumer Culture, Voluntary Simplicity, Mandıra Filozofu, Turkish Cinema
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Yılmaz, S. (2021). Gönüllü sadelik olgusuyla Mandıra Filozofu, Mandıra Filozofu: İstanbul filmlerinin analizi / An analysis of the films Mandıra Filozofu (“Dairy Farm Philosopher”) and Mandıra Filozofu: Istanbul through the lens of voluntary simplicity (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İstanbul.