Taşınmaz mülkiyetinin inançlı işlemle devri ve buna ilişkin Yargıtay kararlarının değerlendirilmesi

Küçük Resim Yok

Tarih

2018

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Maltepe Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Taşınmaz mülkiyetinin inançlı işlemle devrinde inanan ve inanılan olmak üzere iki taraf söz konusu olup inanan, taşınmaz mülkiyetini inanılana devreder ve bu yolla inanılan, taşınmaz mülkiyetini kazanır. Bu işlemle inanılan, tam olarak mülkiyet hakkına kavuşsa da belli şartların gerçekleşmesi sonrası taşınmazı iade etme borcu altında olan taraftır. Ülkemizde sıklıkla karşılaşılan bir hukukî işlem olsa da taşınmazın inançlı devri maddi hukukta kendine yer bulamamıştır. Tapu daireleri tarafından bu sözleşmeye resmîyet verilmemesi tarafları, işlemi tapuda satış sözleşmesi olarak yapmaya itmiştir. Yargıtay ise Eşya Hukuku ile örtüşmesi mümkün olmayan bir sonuçla; taşınmaza ilişkin inançlı işleme dair yazılı delil başlangıcının varlığı halinde tanık dâhil her türlü delille ispatının mümkün olduğu sonucuna varmıştır. Diğer yandan bu kurum birçok Yargıtay kararında benzer kurumlarla - muvazaa, kanuna karşı hile, dolaylı temsil gibi- aynı çatı altında ele alınmış ve hatalı nitelendirilegelmiştir. İşte bu çalışmanın yapılma amacı inançlı taşınmaz devrine ilişkin Yargıtay kararlarının değerlendirilmesi ve kurumun benzer kavramlardan ayırt edilmesinin sağlanmasıdır
In the transfer of immovable property by fiduciary transaction there are two parties that named as fiduciant and fiduciar. By this way fiduciant transfers his immovable property to fiduciar and fiduciar acquires the right of ownership. Although with this transaction fiduciar has the full right of ownership after the performance of certain conditions, he is the party that under the debt to return the ownership of immovable. Even if this transaction is a legal transaction that frequently encountered in our country, it has not found its place in the material law. The fact that the deed officers refused to do this contract in an official form, pushed the parties to make this transaction as a sale contract. The Supreme Court has reached a conclusion that is not compatible with the law of property. According to the court if there is a commencement of written proof it is possible to prove the fiduciary transaction with all kinds of evidence, including witnesses. On the other hand, this concept has been dealt with in many Supreme Court decisions under the same roof with similar concepts -such as with simulation, fraus legi facta, indirect representation- and has been incorrectly qualied. The aim of this study is to evaluate the decisions of the Supreme Court on fiduciary transfers of immovable and to separate the concept from similar concepts.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İnançlı İşlem, Taşınmaz Devri, Dolaylı Temsil, Kanuna Karşı Hile, Muvazaa, Fiduciary Transaction, Transfer of Immovable, Indirect Representation, Fraus Legi Facta, Simulation

Kaynak

Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

17

Sayı

1

Künye

Vardar Hamamcıoğlu, G. (2018). Taşınmaz mülkiyetinin inançlı işlemle devri ve buna ilişkin Yargıtay kararlarının değerlendirilmesi / Fiduciary transfers of immovable and evaluation of relevant supreme courts desicions. Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 17(1), s. 87-120.