Türk sinemasında erkek egemen bakışın seçili filmler üzerindeki yansımaları

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

2019

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü

Erişim Hakkı

CC0 1.0 Universal
info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

İlkel Komünal toplumlardan sonraki dönemlerde evrilerek değişen anaerkil toplum yapısı yerini, zamanla kadın kontrol mekanizması haline gelen, ataerkil toplum yapısına bırakmıştır. Kadına yönelik baskı, şiddet, aşağılanma ve ayrımcılık arttıkça, kadınlar da kendi haklarını aramaya başlamış ve erkeklerle eşit haklara sahip olmak için, uluslararası çerçevede, 1960’lı yıllarda feminizmin adını duyurarak, oy kullanma hakları için mücadele vermişlerdir. Türkiye’de ise, yaşanan 1980 darbesi sonrası, ilk “İlerici Kadınlar Derneği” suskunluğunu bozmuş ve feminist kadınları bir araya getirmiş, haklarını savunmak için çalışmalar başlatmıştır. Sinemada da toplumdaki kadın hareketleri yansımasını bulmuş, özellikle Duygu Asena’nın “Kadının Adı Yok” 1988, filmiyle yönetmen Atıf Yılmaz’ın kadın konulu filmleri buluşmuştur. Sinema sanatının toplum üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, filmler üzerinden toplumsal analiz yapmak da bu sanatın varoluş nedenlerine karşılık gelmektedir. Tüm bunların ışığında, kadının Türkiye’deki konumuna ve ataerkil yapılanmaya “feminist” bakış açısıyla analiz yapmak sektöre ve toplumsal bakış açısına destek olacaktık. Bu anlamda seçilen Deniz Gamze Ergüven’in Mustang, Erhan Kozan’ın Halam Geldi, Yeşim Ustaoğlu’nun Tereddüt filmleri dönemsel ve “kadının konumlandırılışı” üzerinden değerlendirilerek, ataerkil bakış açısı ve feminist sinema eleştirisi kuramı üzerinden sorgulanmıştır.
After the primitive communal societies, the evolutionary matriarchal social structure was replaced by a patriarchal social structure which became a woman control mechanism in time. As pressure, violence, humiliation and discrimination against women increased, women began to seek their rights and, in order to have equal rights with men, they fought for their right to vote by declaring the name of feminism in the international framework in the 1960s.After the 1980 coup in Turkey, the first "Progressive Women's Association" broke the silence has brought together feminists and women, has launched efforts to defend their rights. In cinema, women's movements were reflected in the society as well, especially Duygu Asena's “Kadının Adı Yok” 1988, and the films of the director Atıf Yılmaz were filmed. Considering the impact of the art of cinema on society, the social analysis of the films corresponds to the reasons for the existence of this art. In the light of all women's position in Turkey and patriarchal restructuring "feminist" look to analyze the sector and would be open to support the social perspective. In this sense, Deniz Gamze Ergüven’s Mustang, Erhan Kozan’s Halam Geldi, Yeşim Ustaoğlu’s Tereddüt films were evaluated on a periodic and woman's position, and questioned on the patriarchal point of view and the feminist theory of cinema criticism.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kadın, Sinema, Türkiye, Erkek egemen, Feminizm, Women, Cinema, Turkey, Male sovereign, Feminism

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Yücelir Kokal, B. (2019). Türk sinemasında erkek egemen bakışın seçili filmler üzerindeki yansımaları / The reflections of male dominant view on selected films in Turkish cinema (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.