Havza olgusu bağlamında İstanbul kara surlarına bakmak: su ve yeşilin oluşturduğu düzeneğin korumadaki rolü / Evaluating Istanbul land walls along the phenomena of basın: the role of water and green in conservation
Yükleniyor...
Tarih
2024
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
İstanbul Kara Surları, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden günümüze uzanan bir kültür mirasıdır. Beşinci yüzyılda inşa edilen surlar, Konstantinopolis’in kara savunma hattını oluşturmuş; 1453’ten 1950’lere kadar İstanbul kentinin sınırını tanımlamış, 1950 sonrası büyük imar hareketleriyle, kentin batıya genişlemesiyle tarihi yarımadanın fiziki sınırını temsil etmiştir. Kara Surları, Bizans döneminden beri, yapı yasaklı (non aedificandi) alanları, iç ve dış duvarları boyunca uzanan terasları ve kültür bileşenleriyle, kentsel hafızada yer eden özgün bir doku ve sistem sunmaktadır. Bu tezde Kara Surları, bir anıt ya da sınır hattı olmanın ötesinde, tarihsel sürekliliği olan bir havza sistemi olarak ele alınmıştır. Literatür taramaları ve saha çalışmalarıyla desteklenen araştırma, sur-su-yeşil bileşenlerini bir arada değerlendirmiş, bu unsurların koruma yaklaşımlarında fiziksel ve kavramsal boyutlarıyla nasıl ele alınabileceğini tartışmıştır. Havza, yalnızca bir coğrafi unsur olarak değil, tasarım süreçlerinde etkin bir kavramsal bileşen olarak önerilmiştir. Araştırma kapsamında Kara Surlarının dünyadaki havza tabanlı kültürel miras örnekleriyle karşılaştırılması yapılmış, ekolojik çözüm olanaklarının yalnızca mimari nesnelerle sınırlı olmadığı; farklı ölçeklerde ve sistemlerde düşünüldüğü bir yaklaşım benimsenmiştir. Çalışmada, havza olgusunu merkeze alarak iklim değişikliği, kaynak azalması, kentsel ısınma gibi çağdaş sorunlara çözüm sunabilmek amaçlanmış ve bu bağlamın tarihsel çeşitliliği ile sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlama potansiyeli tartışılmıştır. Kara Surları Havzası, tarihsel sürekliliğe sahip fiziksel ve kültürel bileşenleriyle havza sisteminin parçası olarak algılanmış; coğrafya ile olan bağı, araştırma sonucunda ortaya çıkan bilgilerle, sur dokusunun ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilmiştir. Geleneksel kaynak tasarruf sistemleri çağdaş yöntemlerle harmanlayarak, bu özgün sistemin sürdürülebilir koruma bağlamında rolü araştırılmış, literatür taramaları ve saha verileri ışığında elde edilen bulgularla, su ve kültürel miras bileşenlerinin kent ve kentliyle ilişkisinin nasıl güçlendirilebileceği tartışılmıştır.
Tezin sonuç bölümünde, Kara Surları Havzasında su ve kaynak bileşenlerinin sürdürülebilir kullanımını teşvik etmek amacıyla eylem plan olasılıkları önerilmiştir. Bu eylem planlarının etkin hale getirilmesiyle, iklim değişikliği, su kıtlığı, kuraklık, taşkınlar, kentsel ısınma ve ekosistem bozulmaları gibi güncel sorunlara kısmen de olsa yanıt verme potansiyeli tartışmaya açılmıştır. Çalışma, tarihsel sürekliliği gözeten ve sur-su-yeşil bileşenlerini havzasal ve bütüncül bir yaklaşımla ele alan tasarım ve koruma yöntem olasılıkları önermektedir.
The Istanbul Land Walls, a cultural heritage extending from the Byzantine and Ottoman periods to the present day, were constructed in the fifth century as the land defense line of Constantinople. From 1453 to the 1950s, they defined the boundary of Istanbul; after 1950, with extensive urban development and the city's westward expansion, they represented the physical boundary of the historic peninsula. Since the Byzantine period, the Land Walls have offered a unique fabric and system that left a lasting imprint on urban memory, featuring non-aedificandi zones, terraces stretching along their inner and outer walls, and cultural components. This thesis examines the Land Walls not merely as a monument or boundary line but as a basin system with historical continuity. Supported by literature reviews and field studies, the research evaluates the components of the walls, water, and green collectively, discussing how these elements can be addressed both physically and conceptually in conservation approaches. The basin is proposed not only as a geographical entity but also as an active conceptual component in design processes. The study compares the Istanbul Land Walls with examples of basin-based cultural heritage around the world, adopting an approach that views ecological solutions as extending beyond architectural objects to encompass considerations across different scales and systems. By centering on the basin concept, the research aims to offer solutions to contemporary issues such as climate change, resource depletion, and urban heat, while discussing the potential for contributing to a sustainable future through the historical diversity of this context. The Land Walls Basin is perceived as part of a system with historical continuity, encompassing physical and cultural components, while its connection to geography is regarded as an integral element of the wall's fabric. By blending traditional resource conservation systems with modern methods, the study seeks to facilitate the sustainable conservation of this unique system. In this context, findings derived from literature reviews and field data are used to explore ways to strengthen the relationship between water and cultural heritage components with the city and its inhabitants. In the conclusion, action plan possibilities are proposed to promote the sustainable use of water and resource components within the Land Walls Basin. The potential of these plans to address contemporary issues such as climate change, water scarcity, drought, floods, urban heat, and ecosystem degradation is examined. The study proposes design and conservation method possibilities that emphasize historical continuity and adopt an integrated basin approach to address the walls-water-green components holistically.
The Istanbul Land Walls, a cultural heritage extending from the Byzantine and Ottoman periods to the present day, were constructed in the fifth century as the land defense line of Constantinople. From 1453 to the 1950s, they defined the boundary of Istanbul; after 1950, with extensive urban development and the city's westward expansion, they represented the physical boundary of the historic peninsula. Since the Byzantine period, the Land Walls have offered a unique fabric and system that left a lasting imprint on urban memory, featuring non-aedificandi zones, terraces stretching along their inner and outer walls, and cultural components. This thesis examines the Land Walls not merely as a monument or boundary line but as a basin system with historical continuity. Supported by literature reviews and field studies, the research evaluates the components of the walls, water, and green collectively, discussing how these elements can be addressed both physically and conceptually in conservation approaches. The basin is proposed not only as a geographical entity but also as an active conceptual component in design processes. The study compares the Istanbul Land Walls with examples of basin-based cultural heritage around the world, adopting an approach that views ecological solutions as extending beyond architectural objects to encompass considerations across different scales and systems. By centering on the basin concept, the research aims to offer solutions to contemporary issues such as climate change, resource depletion, and urban heat, while discussing the potential for contributing to a sustainable future through the historical diversity of this context. The Land Walls Basin is perceived as part of a system with historical continuity, encompassing physical and cultural components, while its connection to geography is regarded as an integral element of the wall's fabric. By blending traditional resource conservation systems with modern methods, the study seeks to facilitate the sustainable conservation of this unique system. In this context, findings derived from literature reviews and field data are used to explore ways to strengthen the relationship between water and cultural heritage components with the city and its inhabitants. In the conclusion, action plan possibilities are proposed to promote the sustainable use of water and resource components within the Land Walls Basin. The potential of these plans to address contemporary issues such as climate change, water scarcity, drought, floods, urban heat, and ecosystem degradation is examined. The study proposes design and conservation method possibilities that emphasize historical continuity and adopt an integrated basin approach to address the walls-water-green components holistically.
Açıklama
Tam Metin / Full Text
Anahtar Kelimeler
Havza, Kara surları, Tarihsel süreklilik, Kültürel miras, Koruma, Ekosistem, Su, Yeşil, Çeşitlilik, Basin, Land walls, Historical continuity, Cultural heritage, TECHNOLOGY::Civil engineering and architecture::Architecture and architectural conservation and restoration::Architectural conservation and restoration, Ecosystem, NATURAL SCIENCES::Biology::Terrestrial, freshwater and marine ecology, Green, Diversity
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Canbilen, R. H. (2024). Havza olgusu bağlamında İstanbul kara surlarına bakmak: su ve yeşilin oluşturduğu düzeneğin korumadaki rolü / Evaluating Istanbul land walls along the phenomena of basın: the role of water and green in conservation. (Yayımlanmamış Doktora Tezi). Maltepe Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İstanbul.