Özel ögrenme bozukluğu, özel öğrenme bozukluğu dikkat eksikliği hiperaktivite tanısı almıs çocuklarda depresyon ve kaygı düzeylerinın nörogelişimsel, eğitsel, kültürel ve sosyal özellikleri temelinde araştırılması
Yükleniyor...
Tarih
2011
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Bu çalısmada özel ögrenme güçlügü (ÖÖG) tanısı almıs çocuklar ve özel ögrenme güçlügü dikkat eksikligi hiperaktivite bozuklugu (DEHB) ikincil tanısı olan çocukların; okuma düzeyleri, depresyon ve kaygı düzeylerinin tanı degiskenine göre, farklılık gösterip göstermedigini incelemek amaçlanmıstır. Çalısma, 66 özel ögrenme güçlügü tanısı almıs ögrenci üzerinde yapılmıstır. Örneklem grubunu olusturan ögrencilerin 49’u (%74,2) erkek, 17’si (%25,8) kızdır. Katılımcıların en büyügü 15, en küçügü 7 yasındadır. Arastırmaya katılan ögrencilerin 9’u (%13,6’sı) özel ögrenme bozuklugu tanısı almısken, 57’si (%86,4’ü) özel ögrenme bozuklugu, dikkat eksikligi hiperaktivite bozuklugu tanısı almıstır. Arastırmaya katılan ögrencilere Çocuklar için Depresyon Envanteri, Durumluk, Sürekli Kaygı Envanteri ölçekleri uygulanmıstır. Yapılan degerlendirmeye göre klinik depresyon tanısı alan ve almayan çocuklar ele aldıgımız degiskenler temelinde karsılastırılmıstır. Arastırmada Pearson korelasyon analizi yapılarak, t-Testi, Kruskal Wallis-H Testi, Mann Whitney U Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Chi-square analizi kullanılmıstır. KI Kare ve t-testi kullanılarak yapılan analizlerde depresif belirtileri, klinik tanı alacak durumda olan çocukların, gelisimsel dil becerilerinin ve genel zekâ bölümünün genel bilgi, yargılama, sifre alt testlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir sekilde düsük bir performans gösterdigi izlenmistir. Ayrıca yine depresyon grubundaki çocukların diger gruba göre spor etkinliklere daha az katıldıgı izlenmistir. Anne ve bananın ögretim yılının çocukların toplam zeka düzeyleri üzerinde önemli etkisi oldugu görülmektedir.Gelisimsel dil gelisimin ögrencinin okuma hızında etkili oldugu görülmektedir. Sonuç olarak Özel Ögrenme Bozukluguna eslik eden depresyon; gelisimsel, bilissel ve sosyal degiskenlerle iliskilidir. Egitimsel terapi sürecinde duygu durum profilinin degerlendirilmesinin önemli oldugunu vurgulamaktadır. Özel Ögrenme Bozuklugu olan çocuklarda, diger meslek grupları ile ortak hedefe yönelik çalısma gerektigi düsünülmektedir. Okul öncesi dönemde erken egitim programlarının olusturması gerektigi düsünülmektedir.
This paper is intended for examining whether or not reading level, depression anxiety levels of the children who are diagnosed with specific learning difficulty as well as those children who are with second diagnosis of attention deficit and hyperactivity disorder depending on variables of the diagnosis. The study was performed on 66 students with specific learning difficulty diagnosis. Of the students comprising sample group, 49 (74,2%) are males and 17 (25,8%) are females. The oldest of the participants is 15 and youngest is 6 years old. Of the students who participated in the research, 9 (13,6%) have been diagnosed with specific learning disorder, 57 (86,4%) have been diagnosed with specific learning disorder, attention deficit and hyperactivity. Beck Depression Inventory, Permanent Situation Anxiety Inventory were administered to the students participating in the research. Those children with and without clinical depression diagnosis were compared by the variables we discussed according to the assessments we performed. In this research, Pearson correlation analysis was performed and t-Test, Kruskal Wallis-H test, Mann Whitney U Test and Analysis of Variance (ANOVA), Chi-Square analyses were administered. In the analyses which were performed by using Chi-square and t-Test, it was observed that those children whose depressive symptoms are such that they are clinically diagnosed, underperformed in general knowledge, judgment, coding subtests of developmental linguistic skills and general intelligence sections with statistical significance. Moreover it's further observed that the kids in the depression group attend the sportive activities less than the other group. As a result depression accompanying the specific learning disorder are related to developmental, cognitive and social variables. It's emphasized that evaluation of mood profile is very important in the process of educational therapy. It's considered necessary to administer treatment on the children with specific learning disorder jointly with other groups of professions towards a common goal.
This paper is intended for examining whether or not reading level, depression anxiety levels of the children who are diagnosed with specific learning difficulty as well as those children who are with second diagnosis of attention deficit and hyperactivity disorder depending on variables of the diagnosis. The study was performed on 66 students with specific learning difficulty diagnosis. Of the students comprising sample group, 49 (74,2%) are males and 17 (25,8%) are females. The oldest of the participants is 15 and youngest is 6 years old. Of the students who participated in the research, 9 (13,6%) have been diagnosed with specific learning disorder, 57 (86,4%) have been diagnosed with specific learning disorder, attention deficit and hyperactivity. Beck Depression Inventory, Permanent Situation Anxiety Inventory were administered to the students participating in the research. Those children with and without clinical depression diagnosis were compared by the variables we discussed according to the assessments we performed. In this research, Pearson correlation analysis was performed and t-Test, Kruskal Wallis-H test, Mann Whitney U Test and Analysis of Variance (ANOVA), Chi-Square analyses were administered. In the analyses which were performed by using Chi-square and t-Test, it was observed that those children whose depressive symptoms are such that they are clinically diagnosed, underperformed in general knowledge, judgment, coding subtests of developmental linguistic skills and general intelligence sections with statistical significance. Moreover it's further observed that the kids in the depression group attend the sportive activities less than the other group. As a result depression accompanying the specific learning disorder are related to developmental, cognitive and social variables. It's emphasized that evaluation of mood profile is very important in the process of educational therapy. It's considered necessary to administer treatment on the children with specific learning disorder jointly with other groups of professions towards a common goal.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Özel ögrenme bozukluğu, Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, Depresyon, Kaygı, Beck depresyon envanteri, Durumluk sürekli kaygı envanteri, Specific learning disorder, Attention deficit hyperactivity, Depression, Anxiety, Beck depression inventory, Permanent situation anxiety inventory
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Tuğ, S. (2011). Özel ögrenme bozukluğu, özel öğrenme bozukluğu dikkat eksikliği hiperaktivite tanısı almıs çocuklarda depresyon
ve kaygı düzeylerinın nörogelişimsel, eğitsel, kültürel ve sosyal özellikleri temelinde araştırılması (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.