An analysis of the effects of accreditation on the quality of English Preparatory Schools of Foundation Universities in Istanbul
Yükleniyor...
Tarih
2019
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
English has become the common language of today’s world as a result of its widespread use in such fields as politics, business, science, and scholarly studies. With the rising importance of the language, the number of people who are trying to become proficient speakers rises day by day, as well. This increase also causes a rise in the through of institutions and organizations which provide the service of English language education. However, while the quantity rises, there is a lack, as many argue, in the corresponding quality. The statement made by the Chairperson of the Council of Higher Education of Turkey regarding the accreditation status of the English preparatory schools is to be made public in relevant university placement catalogs and the research done by the British Council in 2015 in regards to the status of in English in higher education institutions in Turkey have thus created a demand for quality assurance and accreditation services among the preparatory schools of Turkish universities. The present research aims to understand to what degree the accreditation processes have made a change, if at all, in the quality of the English education provided by the preparatory schools of these universities. This research was designed on a qualitative-descriptive type, and 15 accredited preparatory school directors/managers of foundation universities in Istanbul have participated. For the research, the criteria and standards of three accreditation institutions were first analyzed through the dialectic method. These institutions, namely the CEA (of US origin), Pearson Assured (of UK origin), and DEDAK (of Turkish origin), were selected to better understand the requirements for accreditation for a language education institution. Through the results of the analysis, a reference chart of 31 common criteria/standards under seven categories was created; the seven categories within the criteria include administration, curriculum, faculty, physical resources, student recruitment, assessment, and student services. The interview questions were prepared in a way that could correspond to those criteria. Interviews were designed in a semi-structured format. Although the target population consisted of 17 universities, 15 interviews were conducted but only 14 universities, which make up the research group, contributed to the study. The data gathered were analyzed through descriptive analysis and interpreted accordingly. The results demonstrate a significant improvement in six out of seven categories as the direct result of accreditation. Moreover, it was expressed by the interviewees that the improvements are not limited to these six categories. Through accreditation, these institutions gained an awareness of quality along with a subconscious need for systematized, objective, and structured educational process that aims for constant improvement. Furthermore, accreditation gave the institutions a chance for self-reflection and became a tool of proving the quality of their education to the prospective students through the guidance and support of a third party with reputation and experience in the related field.
İngilizce günümüzde politika, ticaret, bilim ve akademik çalışmalar gibi alanlarda yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmış olması sebebiyle dünyadaki ortak dil konumuna yükselmiştir. Dilin öneminin artmasıyla birlikte, bu dilde yeterli bir seviyeye gelmeye çalışan birey sayısı da her geçen gün artmaktadır. Bu artış İngilizce dili eğitimi veren eğitim kurum ve kuruluşların sayısının da artmasına sebebiyet vermektedir. Fakat eğitim kurumu sayısının artmasıyla, birçok kişinin de iddia ettiği üzere, kalitede beklenen artış gerçekleşmemektedir. Türkiye Yükseköğretim Kurulu Başkanı’nın üniversitelerin İngilizce hazırlık okullarının akreditasyon durumunun tercih ve yerleştirme kataloglarında ilgili üniversite adına belirtilecek olmasını ifade etmesinin yanı sıra, 2015’te British Council tarafından İngilizce’nin Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında öğretilme durumuyla ilgili yayınladığı araştırma ve rapor sonucu Türk üniversitelerindeki İngilizce hazırlık okullarında kalite güvence ve akreditasyon hizmetlerine bir talep doğmuştur. Bu araştırma akreditasyon sürecinin üniversitelerin İngilizce hazırlık okulları tarafından verilen eğitimin kalitesinde bir değişikliğe sebep olup olmadığını, oldu ise bu değişiminin ne derece ve ne yönde olduğunu anlamayı hedeflemektedir. Araştırma nitel-betimsel bir yapıda tasarlanmış ve 15 akredite edilmiş vakıf üniversitesi İngilizce hazırlık okulu yöneticileriyle beraber çalışılmıştır. Araştırma için, üç akreditasyon kurumunun ölçüt ve standartları diyalektik yöntem ile incelenmiştir. Bu kurumlar, CEA (Amerikan menşeli), Pearson Assured (İngiliz menşeli), ve DEDAK (yerel menşeli), bir dil eğitimi kurumu için akredite edilebilmenin gerekliliklerini daha iyi anlayabilmek adına seçilmiştir. İnceleme sonucunda 7 kategori altında, 31 ortak kriteri/standardı bulunduran bir referans çizelgesi oluşturulmuş ve bu maddelere karşılık gelen soruların bulunduğu bir mülakat hazırlanmıştır. Bu mülakat, yarı yapılandırılmış bir formatta gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın hedef kitlesi 17 üniversiteden oluşmasına rağmen, 15 görüşme gerçekleştirilmiş fakat sadece araştırma grubu içinde yer alan 14 vakıf üniversitesi araştırmaya katkı sağlamıştır. Daha sonra, elde edilen veri betimsel incelemeye tabi tutulmuş ve bulgular bu doğrultuda yorumlanmıştır. Sonuçlar yedi kategoriden altısında akreditasyon kaynaklı kayda değer değişimler olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, gelişmelerin sadece bu altı kategoride olmadığı, görüşülen yöneticiler tarafından belirtilmiştir. Akreditasyon ile bu kurumlar sürekli gelişimi hedefleyen, sistemli, tarafsız ve yapılandırılmış bir eğitim sistemine altbilinçsel bir ihtiyaç duymaya başlamakla kalmamış, aynı zamanda bir kalite farkındalığı da yaşamışlardır. Dahası, akreditasyon bu kurumlara, alandaki saygın kimliği ve deneyimi sayesinde, üçüncü bir taraf aracılığı ile öz değerlendirme imkânı sunmuş ve olası öğrencilerine eğitimlerinin kalitesini kanıtlamak adına bir araç olmuştur.
İngilizce günümüzde politika, ticaret, bilim ve akademik çalışmalar gibi alanlarda yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmış olması sebebiyle dünyadaki ortak dil konumuna yükselmiştir. Dilin öneminin artmasıyla birlikte, bu dilde yeterli bir seviyeye gelmeye çalışan birey sayısı da her geçen gün artmaktadır. Bu artış İngilizce dili eğitimi veren eğitim kurum ve kuruluşların sayısının da artmasına sebebiyet vermektedir. Fakat eğitim kurumu sayısının artmasıyla, birçok kişinin de iddia ettiği üzere, kalitede beklenen artış gerçekleşmemektedir. Türkiye Yükseköğretim Kurulu Başkanı’nın üniversitelerin İngilizce hazırlık okullarının akreditasyon durumunun tercih ve yerleştirme kataloglarında ilgili üniversite adına belirtilecek olmasını ifade etmesinin yanı sıra, 2015’te British Council tarafından İngilizce’nin Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında öğretilme durumuyla ilgili yayınladığı araştırma ve rapor sonucu Türk üniversitelerindeki İngilizce hazırlık okullarında kalite güvence ve akreditasyon hizmetlerine bir talep doğmuştur. Bu araştırma akreditasyon sürecinin üniversitelerin İngilizce hazırlık okulları tarafından verilen eğitimin kalitesinde bir değişikliğe sebep olup olmadığını, oldu ise bu değişiminin ne derece ve ne yönde olduğunu anlamayı hedeflemektedir. Araştırma nitel-betimsel bir yapıda tasarlanmış ve 15 akredite edilmiş vakıf üniversitesi İngilizce hazırlık okulu yöneticileriyle beraber çalışılmıştır. Araştırma için, üç akreditasyon kurumunun ölçüt ve standartları diyalektik yöntem ile incelenmiştir. Bu kurumlar, CEA (Amerikan menşeli), Pearson Assured (İngiliz menşeli), ve DEDAK (yerel menşeli), bir dil eğitimi kurumu için akredite edilebilmenin gerekliliklerini daha iyi anlayabilmek adına seçilmiştir. İnceleme sonucunda 7 kategori altında, 31 ortak kriteri/standardı bulunduran bir referans çizelgesi oluşturulmuş ve bu maddelere karşılık gelen soruların bulunduğu bir mülakat hazırlanmıştır. Bu mülakat, yarı yapılandırılmış bir formatta gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın hedef kitlesi 17 üniversiteden oluşmasına rağmen, 15 görüşme gerçekleştirilmiş fakat sadece araştırma grubu içinde yer alan 14 vakıf üniversitesi araştırmaya katkı sağlamıştır. Daha sonra, elde edilen veri betimsel incelemeye tabi tutulmuş ve bulgular bu doğrultuda yorumlanmıştır. Sonuçlar yedi kategoriden altısında akreditasyon kaynaklı kayda değer değişimler olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte, gelişmelerin sadece bu altı kategoride olmadığı, görüşülen yöneticiler tarafından belirtilmiştir. Akreditasyon ile bu kurumlar sürekli gelişimi hedefleyen, sistemli, tarafsız ve yapılandırılmış bir eğitim sistemine altbilinçsel bir ihtiyaç duymaya başlamakla kalmamış, aynı zamanda bir kalite farkındalığı da yaşamışlardır. Dahası, akreditasyon bu kurumlara, alandaki saygın kimliği ve deneyimi sayesinde, üçüncü bir taraf aracılığı ile öz değerlendirme imkânı sunmuş ve olası öğrencilerine eğitimlerinin kalitesini kanıtlamak adına bir araç olmuştur.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Accreditation, Quality Assurance, English, Foreign language teaching, Higher education, Akreditasyon, Kalite güvencesi, İngilizce, Yabancı diller eğitimi, Yüksek öğretim
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Kalaçay, B. (2019). An analysis of the effects of accreditation on the quality of English preparatory schools of foundation universities in Istanbul / Akreditasyonun İstanbul’daki vakıf üniversitelerinin İngilizce hazırlık okullarının kalitesi üzerine etkisinin analizi (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.