Marka hukukunda dürüst kullanım ilkesi
Yükleniyor...
Tarih
2019
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü
Erişim Hakkı
info:eu-repo/semantics/openAccess
Özet
Marka hakkı, marka sahibine mutlak, tekelci yetkiler verirken, diğer taraftan bu hak, serbest rekabetin korunması ortak amacının doğal sınırlarına kadar korunmakta, böylece marka hakkının mutlak vasfının, rekabet kısıtlayıcı herhangi bir etkisinin ortaya çıkmasını da engellenmesi hedeflenmektedir. Buna göre özetle, üçüncü kişi veya işletmeler bir başkasının tescilli markasını dürüst bir şekilde olmak kaydıyla sahibinden izin almadan kullanabilirler. Dürüstlük ilkesi, TMK m. 2 iyi niyet başlıklı temel ilke ile karıştırılmamalıdır. İyi niyet, bir hakkın kazanılması sonucunun elde edilmesini engelleyici nitelikteki durumu bilmemek veya bilebilecek durumda olmamayı ifade etmektedir. Dürüstlük kuralı ise bir kimsenin haklarını kullanmasında veya borçlarını ifa etmesinde dürüst davranması gerekliliğini öngörmektedir. Dürüstlük ilkesi, bir kimseden hakların kullanılmasında ve borçların ifasında, doğru dürüst, namuslu, sadakatli bir kimseden beklenen davranışı ifade eder. Dürüst kullanımın temel ölçütü markanın, marka sahibi dışındaki kişilerce, “dürüstçe kullanılması” ve “ticari hayatın olağan akışı içinde kullanılması” dır. Dürüstçe kullanım koşulu ile kastedilen, ticari teamüllerdir. Dürüstlük ilkesi adı altında getirilen bu sınırlama ile üçüncü kişilerin ticari ve sınai alanda marka haklarının herhangi bir zarara uğramaması da amaçlanmaktadır. Çalışmamızda marka hakkı kapsamına getirilen bu istisna hükmü ulusal ve uluslararası sistemler, doktrin ve Yargıtay kararları çerçevesinde değerlendirilmeye çalışılmıştır.
While the right of trademark gives absolute and monopolistic powers to trademark holder, this right is also protected up to natural limits and boundaries of the common goal as to the protection of free competition, thus this situation prevents the occurrence of any restrictive impact of the competition of absolute-nature of trademark. Accordingly, to sum up, the third parties or businesses can use another person's registered trademark providing that the use is fair, without asking for the owner’s permission. The Fair use principle should not be confused with the essential principle titled Good Faith taking place in the Article No. 2 of Turkish Civil Code. Good faith means not knowing the situation preventing the acquisition of a right, or being in a situation that does not let a person know the situation preventing the acquisition of a right. The principle of fair use refers to the behaviour that is expected form a true, honest, honourable and faithful person in exercising his/her rights or meeting his/her liabilities. The main criterion of fair use are the concepts of “honesty and fairness” and “use in the ordinary course of business life”. With this restriction introduced under the name of the principle of fair use, it is aimed that the third parties’ rights in the commercial and industrial area will not suffer any harm. In our study, this exemption provision applied to the trademark right has been tried to be evaluated within the framework of national and international systems, doctrine and Supreme Court decisions.
While the right of trademark gives absolute and monopolistic powers to trademark holder, this right is also protected up to natural limits and boundaries of the common goal as to the protection of free competition, thus this situation prevents the occurrence of any restrictive impact of the competition of absolute-nature of trademark. Accordingly, to sum up, the third parties or businesses can use another person's registered trademark providing that the use is fair, without asking for the owner’s permission. The Fair use principle should not be confused with the essential principle titled Good Faith taking place in the Article No. 2 of Turkish Civil Code. Good faith means not knowing the situation preventing the acquisition of a right, or being in a situation that does not let a person know the situation preventing the acquisition of a right. The principle of fair use refers to the behaviour that is expected form a true, honest, honourable and faithful person in exercising his/her rights or meeting his/her liabilities. The main criterion of fair use are the concepts of “honesty and fairness” and “use in the ordinary course of business life”. With this restriction introduced under the name of the principle of fair use, it is aimed that the third parties’ rights in the commercial and industrial area will not suffer any harm. In our study, this exemption provision applied to the trademark right has been tried to be evaluated within the framework of national and international systems, doctrine and Supreme Court decisions.
Açıklama
Anahtar Kelimeler
Marka Hukuku, Marka Hakkı, Marka Hakkının Kullanımı, Markanın Dürüstçe Kullanımı, Markanın Üçüncü Kişilerce Dürüst Kullanımının Kapsamı, Dürüst Kullanım, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, Trademark Law, Trademark Right, Use of Trademark Right, The Fair Use of Trademark, The Fair Use of Trademark by The Third Parties, Fair Use, Industrial Property Law no: 6769
Kaynak
WoS Q Değeri
Scopus Q Değeri
Cilt
Sayı
Künye
Yaman, Ö. (2019). Marka hukukunda dürüst kullanım ilkesi (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Maltepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.